|
Örnek Avrupa Birliği Projesi: Kahvehaneden İstihdama Tersaneler İçin Ara Eleman Eğitim Programı |
 Rize’de AB tarafından desteklenen bu proje özellikle istihdama yönelik olması sebebiyle toplumu doğrudan ilgilendiren çok önemli bir projedir. İşsizlik sorunu dünya genelinde toplumların en büyük sorunlarından biridir. Bu sorunun çözümüne yönelik olarak gerçekleştirilen projeler “insan temelli” oldukları için büyük önem arz etmektedir. Bu sebepten dolayı Dernekler Dergisi olarak Rize’de gerçekleştirilen bu projeyi “Örnek AB Projesi” olarak değerlendirdik. |
|
Devamı...
|
|
|
Sivil Toplum Diyaloğu'nun Geliştirilmesi |
|
Deren Doğan Yavuz Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Kıdemli Program Yöneticisi
SİVİL TOPLUM AB-TÜRKİYE İLİŞKİLERİNE KATKI SAĞLIYOR 1957’de Roma Antlaşmasını imzalayan ve Avrupa Birliği’nin temellerini atan ülke sayısı sadece 6 idi. O zamandan bu yana yapılan altı 'genişleme' sonucunda toplam üye devlet sayısı 27’ye ulaşmıştır. 10 ülkenin katılımının gerçekleştiği Mayıs 2004’deki genişlemeyle Birlik, hem yeni hem de eski üye ülkelerin halklarını 'genişleme' konusunda daha ayrıntılı bir şekilde bilgilendirmesi gerektiğinin önemini bir kez daha anlamıştır. Ayrıca, genişleme ile ilgili etkin bilgi ve tecrübe paylaşımı büyük ölçüde yeni ve eski üyelerdeki sivil toplumların etkin katılımına bağlı hale gelmiştir. Bu tür bir deneyim paylaşımı, Türkiye’nin de dahil olduğu yeni AB aday ülkeler için giderek daha da önemli hale gelmiştir. |
|
Devamı...
|
|
|
Sivil Toplum Kuruluşlarının Önemi Ve Ab-Türkiye İlişkilerinde Sivil Toplum Kuruluşları |
|
Kemal Özden Fatih Üni. Siyaset Bilimi Ve Kamu Yönetimi Öğretim Üyesi
STK’LARIN ÖNEMİ Genel itibarıyla sivil toplum devletin ve devlet yapısının dışında kalan bir unsur olup aileden daha büyük ve devletten daha küçük oluşumları bünyesinde taşımaktadır. Sivil toplumun içerisinde faaliyet gösteren bu oluşumlar sivil toplum kuruluşları olarak adlandırılmaktadır. Aralarında dengeli bir ilişki olduğu müddetçe sivil toplum ve devlet birbirinin tamamlayıcısı ve yardımcısıdır. Ancak devlet sivil toplum üzerinde aşırı ve totaliter bir hakimiyet kurmak istediğinde sivil toplumun yaşam alanı, nüfuzu ve siyasal gücü daralır. Dengeli bir ilişkide ise devlet, sivil toplumun destekleyici durumundadır. Hakem rolü oynayarak devlet bir kısım sivil toplum kurumlarının diğerleri üzerinde hakimiyet kurmalarına engel olur. Demokratik bir devlet demokratik bir sivil topluma zemin hazırlayacağı gibi demokratik bir sivil toplum da demokratik bir devlete zemin hazırlayacaktır. |
|
Devamı...
|
|
|
Gülseren Onanç - Kadın Girişimciler Derneği Başkanı |
|
Gülseren Onanç Kadın Girişimciler Derneği Başkanı
Kurumlar ve Süreçler Ancak Sağlıklı Politikalar, Bilgiye Dayalı Araç ve Hedeflere Zenginleşen bir Temele Oturabilir Kadın Girişimciler Derneği, zaman zaman kadın hakları konusunda çeşitli tartışmalar yaşanabilen ülkemizde, önemli bir misyon yüklenmiş olan bir sivil toplum kuruluşudur. AB sürecinde Türkiye’de ne gibi gelişmeler yaşanmakta olduğunu KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Gülseren Onanç ile konuştuk. AB sürecine katkı sağlamayı amaçlayan bir kuruluş olduklarını vurgulayan Sayın Onanç, toplumumuzun AB konusunda daha çok bilgilendirilmesi gerekliliğinin altını çizdi.
|
|
Devamı...
|
|
|
Avrupa Birliği Türkiye'de Sivil Toplumun Alanının Genişlemesini Sağladı |
Özler Çağlar Yılmaz Liberal Düşünce Topluluğu Genel Koordinatörü
 Liberal Düşünce Topluluğu, ülkemizde bağımsız fikirleri olması ile tanınan bir düşünce kuruluşudur. Liberal Düşünce Topluluğu, yayınladığı bilimsel yayınlar ile faaliyet gösterdiği alanda önemli bir açığı kapatmaktadır. Proje tabanlı çalışmalar da yürüten kuruluşun tecrübelerini okuyucularımıza aktarabilmek için kuruluşun yöneticilerinden Sayın Özlem Çağlar Yılmaz ile söyleşi yaptık. Avrupa Birliği sürecinde yaşanan değişimleri ele aldığımız söyleşimizde, Sayın Yılmaz yaşanan bu süreçte ifade özgürlüğünün ne kadar önemli olduğunu vurgulayan açıklamalarda bulundu. |
|
Devamı...
|
|
|
Türkiye'nin AB İle Yaşadığı Katılım Süreci Tarihi Bir Uygarlık Projesidir |
|
Devlet Bakanı ve Baş Müzakereci Sn. Egemen Bağış
. Öncelikle Başmüzakerecilik kurumunun Türkiye ve AB ilişkileri bağlamında özellikle toplumsal boyutunu da dikkate alarak açıklamasını yapabilir misiniz?Türkiye, Avrupa Birliği ile 1963 yılında Ankara Anlaşması’nın imzalanmasıyla Türkiye’nin üyeliğini öngören bir ortaklık ilişkisi kurmuştur. Bu Anlaşma çerçevesinde Türkiye - AB ilişkileri zaman zaman duraklamaya uğrasa bile bugünkü tam üyelik müzakereleri aşamasına gelinmiştir. Zaman içinde gelişen ve her alanda bütünleşmeyi amaçlayan AB, günümüzde temel hak ve özgürlükler, demokrasi, hukukun üstünlüğü, serbest pazar ekonomisi gibi ilkelere dayanan, din ve ırk ayrımı gözetmeksizin çeşitlilik içinde birliği esas alan bir değerler bütününü temsil etmektedir. Bu nedenle, Avrupa bütünleşmesi ve bu çerçevede Türkiye’nin AB ile yaşadığı katılım süreci tarihi bir uygarlık projesi olarak görülmelidir. |
|
Devamı...
|
|
|